29 Aralık 2012 Cumartesi
TASARI
Yeni bir dünya tasarlama vakti geldi sanırım. İçerisinde herşeyin olduğu ama hiç birşeyin eşit dağılmadığı bir dünya. Düşünelim.. Herşey yüzeyde başliyor sanırım. Yüzeyde herşey inişli çıkışlı olmalı ve içerisinde her renk bulunmalı. Herşeyi etrafından gizleyen siyahtan herşeyi ortada olan beyaza kadar. Sonra ağaçlar olmalı. Bir kısmı mutluluğun, gururun timsali iken diğer kısmı patalojik olmalı. Hastalıklı, kurumuş ve tükenmiş. Gökyüzü olmalı. Kırmızı ve tonlarında..Öyle ki bir kez bakan tekrar bakmadan sadece düşünerek gözlerinin önüne getirebilmeli. Aslında gökyüzü kırmızı olarak yaşamı simgelemeli. Kan kırmızısı olarak! Uçsuz bucaksız topraklar olmalı. Çorak topraklar. Üzerinde hiç bir canlılığın bulunmadığı bakanların aklından asla silinmeyecek bir ölüm simgesi olarak. Aynı zamanda güzellikler olmalı birazda. Sanki içimizden bir parçanın büyüdüğü. Uçsuz bucaksın su birikintilerini eksik etmek olmaz tabi. Birazı berrak birazı temizliğe aykırı olarak kirli.Tabi içerisinde yaşamda ariyorum bazen. Ama buna yer vereceğimi sanmıyorum. Yaşayan sadece hayatın kendisi rüzgar topraklar bitkiler olmalı. Canlılık herzaman olmasi gereken ama bulunmayan bir olgu olmalı.
28 Aralık 2012 Cuma
Başladiğim yolda ilerleyip önüme gelen herşeyi yakıp yıkarken, aslında bir tek kendimden birşeyleri etrafa saçtiğimi görmek yapıyor olduklarımın ve yapmiş olduklarımın bir sonucumu yoksa yine yeni bir başlangıcımı.? Anlamak için daha çok şeyi yoketmek veya çok daha fazla varoluşa sebep vermek gerek sanırım. Önceliğim kendi varoluşumu(yada yokoluşumu) anlamakta. Düşüncelerimin örümcek ağsi yapisi ve bunların meydana getirdiği kelimelerin yapışkanlığı beni bulunduğum yerine dışına itiyor gibi görünsede aslında dışımdaki herşeyi bana çekiyor. Merkezi ben olan bir evrenin aslında merkezinden çok çok kaymış olmanın verdiği hafiflik bu olsa gerek. Yanlış yapmanın verdiği sonsuz rahatlık ve yanlışa devam etmenin içimde yarattiği ufak mutluluklar. Böyle bir durumda ben daha ne isterim ki..Yanlışlarımın verdikleriyle yetinmek ve bunları doğrularcasına taşımak dışında. İşte bu benim yaktığım herşeyin başlangıç anı..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)